“Sizin gibi şehitleri olan bir milletin evlâdıyız. İnanınız, tâ içimizden duyarak size söylüyoruz. Sizin muzaffer şehitliklerinizi, esir bir vatanın toprakları kuşatmayacaktır.”
Vatan size minnettardır.Ruhlarınız şad olsun.
Bıktım
Sonu gelmeyen dersler, sınavlar, yollar, sürekli bir koşuşturma içinde olmaktan yoruldum.Hayatta insanın herşeyini anlatabiliceği olmalı derler ya işte o bende olmadı bütün dertlerimi sıkıntılarımı yaşadığım onca şeyi anlatacak biri olamadı,güvenemedim kimseye insan hep içine atarmı, atıyormuş, içimde bir yığın var kimselerin bilmediği ve en altında da ben günler geçtikte büyüyor bu karmaşa ve ben kimseye anlatamıyorum, içinde öyle büyük bir boşluk var ki dolduramıyorum, olmuyor ne yapsam olmuyor, geceleri daha çok acıyor, yolumu kaybetmiş halde dolanıyorum sadece, mutlu olmayı çok önceden bıraktım ben, hissedemez oldum.Ne zaman birine değer vermeye kalsam pişman oldum.Ne zaman gerçekten sevebileceğim birini bulsam kaybeder oldum.Gitmek her zaman kolaydı ben kalanlardan oldum, ama elimi tutan olmadı geri dönen olmadı gerçekten seven biri olmadı hayatımda, ben hep tek başımaydım onca insana rağmen, hayallerimdi beni mutlu eden tek şey çünkü orada hep kalanlar vardı hep seven hep sevicek olanlar vardı, sonsuza kadar mutlu yaşıyacak olanlar. Hayallerimdi beni birazda olsa mutlu eden. Çoğu şeyi özledim, değer verdiğin sevdiğin insanın tenin konusunu,bakışını,başını göğsüne yaslayıp kalp atışlarını dinlemeyi,gözlerinin içine bakarken kaybolmayı,nefesindeki o sıcaklığı,parmak uçlarını bedeninde gezdirmeyi,boynundan öperken ki o gıdıklanma hissini,saçlarınla oynanmasını, ve en çok özlediğim şey sarıldığımda beni güvende hissettiren, hiç bitsin istemediğim,hiçbir yerede bulmayacağım o huzuru özledim.
Komikti onca yılın geçişi ben bir şey anlamadan, şimdi geldim yirmi yaşına hayat bizim ellerimizde kendi yolumuzu çizmek bizim elimizde dediler hep ama ben daha yola çıkmadan kaybetmiştim haritamı, ne yapıcağımı bilmez halde dolanıyorum sadece, biri olsaydı belkide yoluma ışık tutucak biri beni bu karanlıktan çıkarıcak biri yanımdan ayrılmıcağımı bildiğim biri herşey daha başka olabilirdi gözlerim açılabilir hayatım değişebilirdi belkide ne zaman geliceğini bilmiyorum belkide hiç gelmicek birini istiyorum ama bir umut bekliyorum, inanmak istiyorum hayallerinde gerçek olabileceğine mutlu sonların sadece masallarda gerçekleştiğini kabul etmiyorum biliyorum yaşanıcak hayatımızda inişler ve çıkışlar olucağına hiç söylemiyeceğimiz şeyleri söyleyip sonradan pişman olucağımızı biliyorum ama sonradan her şey bittiğinde bütün bunlar yaşandığında sevdiğim kişiyi kollarımın arasına alıp sımsıkı tutarken bir yandan gözyaşı dökerken diğer yandan kulağına fısıldayıp ” Her şey yoluna giricek.” demek istiyorum biliyorum belki bunlar hiç yaşamıcak anılar ama istiyorum.
Şimdiden bir hatırasın
Bulutsa, tozsa, uçarsa
Bütün (aşklar) paranteze alınsın
Rüzgar çanısın, rüzgarın diline dolanırsın
Ne bir şarkısın,
ne de dillerde nağme adın
Artık bazı şarkılar kadar yaralısın
Günler izmarit diplerinde biriksin
O zaman mutlaka bir trenle gelirsin
Köpüklerdensin, mavisin, sakinsin
istesen suyun tenine bitişirsin
ellerimi bıraktım, artık bunu sana yazsın
İçimde iki yaşlı balık varsa,
İçimde biri pulsuz, iki balık varsa
Biri sensen, gelirsen ve yok edersen
Bunu yazmak istiyorum sana
Sonra postalamak istiyorum
Pulsuz bir zarfla
Hiçbir mektup artık ikna etmiyor beni hayata.
Tenimde, süzemediğim tortularla
Gün olur sararırsa sayfalarda
Bıraktım ellerimi, sana bunu yazsın
Şimdiden bir hatırasın
Kırık kalplerle süslü bir sayfaysan
Camsan, saydamsam, beni kırarsan
Sen, gelirsen ve yok edersen
Bunu yazmak istiyorum sana
Sonra postalamak istiyorum
Simli bir yılbaşı kartıyla
Hiçbir mektup artık beni, ikna etmiyor hayata
Şimdiden bir hatırasın
Açmışsa bir sardunya saksıda
Bütün (aşklar) paranteze alınsın
Bıraktım ellerimi, artık sana bunu yazsın
mektuplar postaya takılırsa…
Ey aşk sen
Artık bazı şarkılar kadar yaralısın.
- KIZ: Nerelisin ?
- ERKEK : İzmir ya sen ?
- KIZ : İstanbul
- ERKEK : Hmm ne güzel
- KIZ : Tabikide güzel İstanbul'un yanına yaklaşamaz bile İzmir.
- ERKEK : Hadi ya anlatsana şehrini bizde bilelim !
- KIZ : Çok geniş sokakları, güzel güzel binaları, zengin buranın görgülü insanları, koskoca sahil manzaralı şehir aşkı İstanbul, burda herkes fiyakalı kısa ve öz ayrıca çoğu şarkılar İstanbulu anlatır.
- Peki ya senin şehrin?
- ERKEK : Dardır sokakları, serseridir bu şehrin çocukları İzmir kardeşliktir bize gidelimdir, bizde yiyelimdir, bizde kalalımdır... Bende para var oğlum sen geldir. Beraber dayak yiyip kahkahalarla seneler boyu hatırlamaktır. Sevgidir İzmir, İstanbullu gibi denizini, boğazını değil sebepsiz yere seversin İzmiri. Tıpkı anneni sever gibi karşılık beklemeden. Annelerin oğullarını gönderirken "dikkatli ol oğlum" değilde, "kimseye bulaşma oğlum" dediği yerdir İzmir. "Yanında kız arkadaşı var boşver"dir İzmir. İçindeki Anadolu hamurunu kaybetmeyen tek BÜYÜK şehirdir. İşte bu yüzdendir ki; sizin orada dost dediklerinize, biz İzmir'de bilader deriz. Çoğu şarkı İstanbul'u anlatır. Çünkü; İzmir anlatılmaz yaşanır...!
-Troy.
Supernatural.
